Anasayfa / Dünya / Kapitalizmin Mabedi “ABD Rüyası” Çökerken

Kapitalizmin Mabedi “ABD Rüyası” Çökerken

5 Mayıs itibari ile ABD’de Covid -19 hastası sayısı 1 milyon 225 bin kişiyi geçti. Daha trajik olanı ise,  ölüm sayısının 71 bin 225 kişiye ulaşmış olması. Virüs, ABD’yi derinden sarsıyor. Kapitalizmin sözde “fırsatlar ülkesi”, neo-liberalizmin de mezarlığına dönmüş durumda. Ve bu krizin, ekonomik ve politik sonuçlarıyla ABD toplumu şimdiden yüzleşmeye başladı.

Pandemiden Ölenlerin Sayısı, Vietnam Savaşında Ölenlerden Daha Fazla

1965-1973 yıllarında gerçekleşen Vietnam’ın işgali sırasında, 58 bin 175 Amerikan askeri ölmüştü. Savaş döneminde ve sonrasında bu haksız işgale karşı büyük protestolar gerçekleşmişti. Savaşın dönüşünde ABD büyük bir ekonomik ve politik yıkıma uğramıştı. 

ABD, Vietnam yenilgisinden daha büyük bir hasarla karşı karşıya… Covid-19’dan ölen sayısı şimdiden 71 bin. Ve ölümler devam ediyor. Ölüm sayısının bu kadar artmış olmasının nedenleri, kuşkusuz ABD’nin çarpık sisteminde yatıyor.

Bir yandan ırkçılık, bir yandan yoksulluk, güvencesizlik ve elbette ölümler, ABD toplumunda derin bir sarsıntı yaratmış durumda. Önümüzdeki günlerde bu sarsıntının sonuçlarını daha net göreceğiz. 

Artan Ölüm Sayısı Tesadüf Değil

Pandeminin emperyalist ABD’yi kalbinden vurmuş olmasının bir dizi nedeni var. Virüs, tesadüfen bu kadar ölüme neden olmadı. Şüphesiz ana neden, insana değer vermeyen, tamamen kar odaklı kapitalist sistem. Ekonomi durmasın diye insanları öldürmekten çekinmeyen bu sistem, ölümlerin de temel nedeni.  Ve bugün Amerika sermayesi bunca ölüme rağmen üretim durmasın diye direniyor. Sokaklarda silahlı, ırkçı, faşist milisler sosyal izolasyona karşı geliyorlar. Ekonomi çalışsın diye silahlı baskınlar yapma cüreti gösteriyorlar.

ABD’nin tamamen özelleşmiş, paralı sağlık sistemi yıkımın bir diğer nedeni. Parası olmayanları ölüme gönderen bir sistemi var sözde “ABD rüyasının”. Eğer sağlık güvenceniz yoksa, insan bile değilsiniz. Çöplükten yaşamaya veya ölmeye mahkûmsunuz… İnsanların tedavi olmak için hastaneye gitmeye korktuğu bir ülke ABD. Ve salgın bir kez daha gösterdi ki, toplum için sağlık, ücretsiz sağlık ne kadar önemli. 

Ayrıca salgına karşı kullanılması gereken en basit malzemelerin bile, ABD’de sermayesi tarafından karsız diye üretilmemesi de büyük bir hasar vermiş durumda. Düşünün salgının başında koca ABD’de en basit sağlık malzemeleri yoktu. Neden? Çünkü karlı değil. Kar merkezli sağlık anlayışı ABD’de çökmüştür.

Özel bir parantez de Donald Trump için açmak gerekir. Trump, başından itibaren pandemiyi önemsemedi ve hatta alay etti. Sosyal izolasyona karşı çıktı. Gerekli önlemleri almayı reddetti ve “Çin Virüsü” diyerek dalga geçti.  “Havalar ısınınca bitecek” dedi. Hatta bununla da yetinmedi, 10 Şubatta Hastalık Kontrol Merkezi bütçesini yüzde 16 oranında kıstı. 24 Şubatta virüs kontrol altında diyerek kendince zaferini ilan etti. Sonuç şimdiye kadar 71 bin kişi öldü.  

Neden? Çünkü Trump ekonominin durmasını istemedi. Çünkü Trump bir istisna değil, Trump aslında kapitalizmin ta kendisi…

Ölenlerin Çoğunluğu Yoksul Afro-Amerikalılar ve Latinler

Dünyanın her yerinde olduğu gibi, pandemi ABD’de en çok işçi sınıfını ve yoksul halkı vuruyor. Çalışmak zorunda olup işe gidenler, sağlık sisteminden yararlanamayan yoksullar, yeterli besin ve barınmadan yoksun olanlar, ölümlerde önemli bir yer tutuyorlar. 

ABD’de en çok ölüm oranının Afro-Amerikalılar ve Latinlerarasında olması da bir tesadüf değil. Örneğin Louisana Afro-Amerikan nüfusun yoğun olduğu bir şehir. Louisana’da ölenlerin yüzde 70’den fazlası Afro-Amerikan. Beyaz nüfusun çoğunluk olduğu yerlerde bile oranlar buram buram ırkçılık ve yoksulluğa işaret ediyor. Örneğin Afro-Amerikan nüfüsun yüzde 15’lerde olduğu Illinois’de ve yüzde 14 olduğu Michigan’da siyahi nüfusun ölüm oranı yüzde 40. New York, şu ana kadar pandemiden en çok etkilenen şehir. New  York’ta Latinler nüfusun yüzde 29’unu oluşturuyor ve ölüm oranları yüzde  34. Afro-Amerikalılar şehir nüfusunun  yüzde 22’sini oluşturuyor ve ölüm oranları yüzde 28’i bulmakta.

Afro-Amerikalıların ve Latinlerin pandemiden daha fazla etkilenmelerinin nedeni çok açık. İşçi sınıfının en geniş kesimini ve halkın en yoksul kesimlerini onlar oluşturuyor. Çünkü onların sağlık sigortaları yok. Çünkü onların vatandaş olarak değer de yok. 

Sonuç olarak;

Pandemi  “ABD rüyası”nın yalan olduğunu bir kez daha açığa çıkardı. Liberal demokrasi safsatalarına boyanmış sınıf ayrımı ve ırkçılık her yerden fışkırıyor. Özelleştirmeci, kar öncelikli sağlık sistemi çöküyor. Halk mutsuz ve sınıf mücadelesi hiç olmadığı kadar keskinleşmeye yakın.

Esat Erdoğan

Göz atın

BÜTÜN BUNLAR KİMİN İÇİN?

“Berat Bey’in İstifası” adlı yazıyı şöyle bitirmiştik: “Sorunun ekonomik boyutu elbette ayrıca bir analizi gerektiriyor. …

“YEREL BİR OLAY” OLARAK TEK ÜLKEDE SOSYALİZM VE “ESKİ REZİLANE İŞLERİN TEKRARI”-1

ANAYASAL BİR GÖREV OLARAK DÜNYA DEVRİMİ! Dünya işçi sınıfının en büyük zaferi Ekim Devrimi’nin üzerinden …