Anasayfa / Dünya / Göçmenler Görünmez midir?

Göçmenler Görünmez midir?

27 Haziran gecesi, Van Gölü üzerinde iki akraba balıkçının, 100’ü aşkın göçmeni taşıdıkları tekneleri battı. Göçmenlerin çoğunluğunun kimliği bulunmaması üzerine İçişleri Bakanlığı cansız bedenine ulaşılan göçmenlere numaralar verdi. Ne yazık ki bu büyük dram Türkiye’de adli bir haber kıymeti bile verilmeden satır aralarında boğuluyor.

Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu üyesi Mahmut Kaçan, bugün hayatını kaybeden göçmenlerden birinin Pakistan vatandaşı Husnain Mehdi olduğunu ve kimlik tespitinin ardından Husnain Mehdi’nin cenazesinin ülkesi Pakistan’a gönderilmesini isteyeceklerini duyurdu.

İran’dan Türkiye’ye gelen göçmenlerin yeni rotası olan Van’da meydana gelen bu korkunç kaza ilk değil. Son sekiz ay içinde bilinen iki büyük kaza gerçekleşti.

BBC Türkçe’ye bilgi veren Avukat Mahmut Kaçan, ”Kara yolunda birçok yere kontrol noktaları kuruldu, bu noktalarda yakalanmamak için göl üzerinden mülteci taşımacılığı yapılmaya başlandı. Aralık ayında da yine küçük bir balıkçı teknesine 100’ü aşkın düzensiz mülteci bindirilmiş, tekne batmış, 7 mülteci hayatını kaybetmişti. Van Gölü üzerindeki tekneler küçük balıkçı tekneleri ve sağlam değiller. Sekiz ay içinde göl üzerinde iki tekne kazası olması tesadüf değil. Bu kaza da gösterdi ki göçmenleri kaçak bir şekilde göl üzerinden karşıya taşımak gibi yeni bir trend gelişmeye başladı.” diyor.

Kaza sonrası Van Gölü’ne giden İçişleri Bakanı ise bu insanlık dramı karşısında yaşadıkları ülkede var olma imkanı bulamayan insanlar için şu sözleri kullandı: ”2017’de 175 bin, 2018’de 268 bin, geçen sene de 454 bin kaçak göçmen yakaladık. Salgın olmasına rağmen Afganistan, Pakistan, İran ve Afrika’dan toplam sadece Van iline bu yıl 20 bin göçmen baskısı oldu. Salgın var. Toplam 21 bin civarında göçmen baskısı, bunun 16 bini sınırdan bir şekilde engellenerek alınmadı, geri kalan 4 bin 500’ü de güvenlik güçlerimizce yakalandı.”

Türkiye’de göçmenlerin insan olduğunun unutulduğunun tek kaydı maalesef bu değil. Yine geçtiğimiz haftanın satır arası haberleri arasında Bursa’da Suriyeli bir kadına hakaret eden gruba engel olmaya çalışan 17 yaşındaki Suriyeli Hamza Ajan, kalabalık tarafından dövülerek öldürüldüğü yer aldı. 

Artıgerçek yazarlarından Nurcan Kaya’nın yazısında da belirtildiği gibi Türkiye 1951 tarihli BM sözleşmesine koyduğu çekince nedeniyle ülkenin doğusundan gelenleri mülteci olarak kabul etmiyor. Bu nedenle mülteci olduğu kabul edilen kişilerin 3. bir ülkeye gönderilmeleri UNHCR tarafından sağlanıyor ancak bunun gerçekleşmesi de yıllar sürüyor. Bu süre boyunca da göçmenler gayrı-insani koşullarda yaşamak zorunda kalıyorlar. Bu nedenle sınırı geçen göçmenlerin bazıları sığınma başvurusunda bulunup yıllarca bekleyeceklerine, hayatlarını tehlikeye atıp yasadışı yollarla Avrupa’ya gitmeye çalışıyorlar. Daha iyi, belki de normal diye tanımlanabilecek bir hayat için.

Aslı Sevim

Göz atın

BÜTÜN BUNLAR KİMİN İÇİN?

“Berat Bey’in İstifası” adlı yazıyı şöyle bitirmiştik: “Sorunun ekonomik boyutu elbette ayrıca bir analizi gerektiriyor. …

“YEREL BİR OLAY” OLARAK TEK ÜLKEDE SOSYALİZM VE “ESKİ REZİLANE İŞLERİN TEKRARI”-1

ANAYASAL BİR GÖREV OLARAK DÜNYA DEVRİMİ! Dünya işçi sınıfının en büyük zaferi Ekim Devrimi’nin üzerinden …