Anasayfa / Gündem / “YAŞAMAK İSTİYORUZ”

“YAŞAMAK İSTİYORUZ”

“Birtakım gizli amaçları” olduğu ileri sürülerek muhafazakâr kesimlerce karşı çıkılan İstanbul Sözleşmesi, Cumhurbaşkanlığı kararıyla gece yarısı feshedildi.

Saadet Partisi, tarikat liderleri, Diyanet İşleri Başkanlığı ve malum gazetelerin sıklıkla eleştirdiği; AKP’lilerin “neye oy verdiğimizi bilmeden el kaldırdık” dediği; KADEM’in “Neslin devamlılığı açısından tehdit olarak gördüğü” İstanbul Sözleşmesi bir süredir hedefe oturtulmuştu.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Kurtulmuş, imzalanmasının çok yanlış olduğunu belirttiği sözleşmenin iptali için “halkımızda büyük beklenti var” demişti. Ancak sözleşmeyi ilk imzalayanın da yine aynı AKP olması, kimsede böyle bir ihtimali düşündürmedi. Erdoğan’ın zaman zaman fesih için “çalışma yürütülüyor” sözleri, bir seçim ittifakı pazarlığı olarak yorumlanıyordu.

Saadet Partisi ile AKP-MHP Cumhur ittifakına katılıp katılmayacağına dair yapılan görüşmelerde, İstanbul Sözleşmesi merkeze oturtulmaya devam etti. Bu ittifak için İstanbul sözleşmesinden çekilme iddiası kamuoyunda tartışılmaya başlandı.

Ve 20 Mart 2021 gece yarısı, kadınların bir seçim pazarlığı olarak konulduğu masada, Cumhurbaşkanı sözleşmeden çekilme kararını imzaladı.

İstanbul Sözleşmesi neden feshedilemez?

İstanbul Barosu’nun kararın ardından yaptığı açıklamalar şöyle:

1. İstanbul Sözleşmesi, Anayasamızın 90. maddesine göre usulüne uygun olarak 24 Kasım 2011 tarihinde TBMM tarafından onaylanmış bir uluslararası Sözleşmedir. 6251 sayılı onaylamayı uygun bulma Kanunu uyarınca, İstanbul Sözleşmesinin “Yürütme tarafından feshedilmesi hakkındaki karar” YOK HÜKMÜNDEDİR.

2. İstanbul Sözleşmesi, insan hakları ihlali olan kadına ve aile içi şiddeti önlemek, mağduru korumak amacıyla TBMM tarafından kabul edilmiş bir uluslararası sözleşme olduğundan, bu konuya ilişkin bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamaz; çıkarılmış olsa dahi buna dayanarak bir yürütme yetkisi kullanılması YOK HÜKMÜNDEDİR.  

3. Ayrıca, 15.07 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan “Milletlerarası Antlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde” Cumhurbaşkanına Uluslararası Sözleşmeleri feshetme yetkisi” verilmemiştir.

Ezcümle;

Temel insan haklarını düzenleyen uluslararası bir sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi, kanundan bile üstündür ve Cumhurbaşkanının hukuksal ve yetkisel olarak bu fesih kararını alması mümkün değildir. Karar hukuken yok hükmündedir ve İstanbul sözleşmesi hala yürürlüktedir.

Tüm muhalefetin bu niteliksiz idari işlem için Danıştay’a dava açması gerekir.

Kadın cinayetleri politiktir!

Kadınları bir seçim pazarlığı olarak kullananlar yüzünden “Kadın cinayetleri politiktir”.

Meclise sunulan “kadın cinayetlerinin araştırılması” önergesinin oy çokluğu ile reddedilmesi yüzünden “kadın cinayetleri politiktir”.

Devletin şiddeti önlemek ve şiddeti yaratan toplumsal yapıları değiştirmek sorumluluğunu yerine getirmemesi; töre, din, namus gibi kavramların şiddete gerekçe gösterilmesini engellemek yerine destek olması yüzünden “kadın cinayetleri politiktir”.

Türkiye’de 2021 yılında 78 kadın öldürülmüş ve konuşmamız gereken İstanbul sözleşmesinin gerektiği gibi uygulanması iken sözleşmeden çekilmesi yüzünden “kadın cinayetleri politiktir”.

Sadece kadınların değil çocuk, LGBT+, engelli, tüm bireylerin yaşam hakkını savunmalarını tehlikeye atan bu karar ile şiddet uygulayıcılarını engelleyen bir mekanizma ortadan kaldırılmak istenmektedir. Sözleşme ile devlet kurumlarına görev ve sorumluluk veriliyorken bile uygulamasında eksikler vardı; şimdi şiddetin daha da artmayacağını söylemek gerçekçi olmaz.

Yaşam hakkının bile politik pazarlık konusu yapılabildiği bir düzende, kadın hareketinin kendisine bir hedef belirlemesi gerekir. Bu hedefle hareket eden kitlesel ve bağımsız bir kadın hareketi olmadan salt “özgürlük istiyoruz” hedefi hiçbir işe yaramaz. Bugün yapılması gereken, tüm siyasi partilerden bağımsız bir kadın örgütlenmesi ile, bir adım bile geri gitmeden hamle yapmaktır. “Yaşamak istiyoruz” talebi ne kadar köşeye sıkıştığımızı göstermiyor mu?

E. Bulut

Göz atın

EMEKLİ AMİRALLERİN BİLDİRİSİ VE REJİMİN BEKA SORUNU

Emekli 104 amiralin, Montrö Antlaşması’nı savunan bildirisi yeni bir heyecan dalgasına neden oldu! Rivayet muhtelif! …

DIŞ POLİTİKA VE ZORDAKİ REJİMİN ARAYIŞLARI

İktidar iflas etmiş dış politikasını epeyce bir zamandır ülkenin askeri gücüne ve jeopolitik önemine dayalı bir denge, şantaj ve …