Anasayfa / Hakkı Yükselen

Hakkı Yükselen

OTUZ İKİ KISIM TEKMİLİ BİRDEN!

Yumuşama mı dediniz? Bir işkence tekniği olarak siyaset. Hiç beklenmedik bir karar: Onu beraat ettirmeye kalktılar!  Kılıçdaroğlu’nun 1 dolarlık banknotu!  Herkes FETÖ’den içeri girer mi? Etkili bir terör yöntemi.   İdlib’i bırakmayacağız!  ABD’nin yeniden arzı endamı!  Her an her türlü dayanışmamız olabilir.  ABD kışkırtıyor mu? Türkiye, Suriye’de bir ABD-NATO müdahalesi için neler yaptı?   ABD ile flört!  Eski güzel günlere doğru mu?  Bizi kullanırlar mı?             …

Devamını oku »

DIŞARISI, İÇERİSİ: SAVAŞ VE İŞÇİ SINIFI…

2016 yılı başlarında “Independent”’ın ünlü Ortadoğu muhabiri Patrick Cockburn, dengenin Esad rejimi lehine değişmesi ve Kürtlerin Türkiye sınırını ele geçirmesi nedeniyle Cumhurbaşkanı RTE’nin Suriye’ye askeri müdahalede bulunabileceğini yazıyordu. Yine aynı günlerde, bir Fransız Ortadoğu uzmanı olan Gerard Challiand da  “Eğer Türkiye’nin lideri Erdoğan olmasaydı, Türkler Suriye’ye askeri müdahale yapmaz derdim. Ancak lider Erdoğan olduğu için sanırım yapacaklar” demişti. Büyük İlerleme: Şam’a Doğru! …

Devamını oku »

“TUTMAYIN BENİ.!”

Saray rejimi, son çatışmanın bir “milat” olduğunu söyleyerek Suriye rejimine şubat ayı sonuna kadar mühlet verdi. Suriye ordusu,  o zamana kadar,  İdlib’te kuşatma altına giren TSK gözlem noktalarının bulunduğu bölgelerden çekilmezse vay haline!  Bu arada bölgeye asker ve silah sevkiyatı da tüm hızıyla devam ediyor.  Büyüklerimiz bölgede “alan hâkimiyeti konsepti”ne geçileceğini açıkladılar. Tabii mesele İdlib’le de sınırlı değil. Denilen şu: …

Devamını oku »

RÜZGÂR DÖNÜYOR MU?

Tam Libya falan derken Suriye cephesinde “ilginç” şeyler oluyor. Önceki “yoklama” ve sürtüşmelerden farklı olarak Suriye ile açık ve doğrudan bir çatışma yaşandı. Muhtemelen Rusya’nın müdahalesi ile ortalık bir kez daha ve geçici bir süre için yatışacak. Ancak Suriye-İdlib düzleminde ve daha da ötesi bölgede rüzgârın bir kez daha dönmeye başladığına dair işaretler var. Bilindiği …

Devamını oku »

ÜZERİNE ALINMAK!

Her şeyin bir rejim sorununa dönüşmesi; iktidarın alınganlığı; olağan usullerle yönetilemeyen bir ülke; sokaktaki silahlı adamlar; faşizm ihtimali… İçeride ve dışarıda cereyan eden her şeyin Türkiye’nin rejim sorunuyla doğrudan bağlantılı olduğu artık herkesin bildiği bir “sır!” İktidarın her konuda adeta “can havliyle” davranmasının nedeni de bu. Oysa bir rejimin gücü, hükümetlerin politika ve eylemlerine yönelik tartışma ve eleştirilerin dozu ne …

Devamını oku »

BİR REJİM SORUNU OLARAK LİBYA SEFERİ

Kanal İstanbul ve Libya seferi konularının “iktidar çılgınlığı”ndan kaynaklı bir savaş projesinin parçaları olduğunu söylemiştik. İktidar sözcülerine göre ortada öyle bir çılgınlık, hatta bir tuhaflık falan yok! İleri sürülen gerekçe, Libya’da dengenin sağlanması ve bu yolla barışın temin edilmesi. Tabii bir de RTE’nin “Herkes orada biz niye olmayalım!” gerekçesi var ki, tam da Şahsı’na yakışır bir ifade! …

Devamını oku »

BİR REJİM SORUNU OLARAK KANAL İSTANBUL PROJESİ: ÇILGIN PROJE Mİ, İKTİDAR ÇILGINLIĞI MI?

“Çılgınlık” bazı durumlarda, o güne kadar kimsenin aklına gelmeyen ve kimsenin cesaret edemediği işlere girişme cüretini ifade eder; bir mecaz olarak olumlu, övgüye değer bir anlam yüklenir. Bazı durumlarda ise çılgınlık en düz ve çıplak anlamıyla delirmekdemektir; yani bildiğiniz delirme halidir ki, hem deliren, hem de etrafta bulunanlar açısından ciddi tehlikelere yol açar. Yükseliş dönemlerinde …

Devamını oku »

ÜÇÜNCÜ “KANAL HAREKÂTI”NA DOĞRU!

RTE’nin son zamanlarda bir Enver Paşa taklitçisine dönüştüğü sıkça söylenir oldu. Aynı kişinin Sultan 2. Abdülhamid’e olan derin muhabbeti de düşünüldüğünde, ortada tuhaf bir durumun olduğu söylenebilir. Öyle ya, Sultan’ı kendi geçmişinin başlıca simgesi, Paşa’yı da Osmanlıyı batıran“İttihatçı gâvuru”nun önde gideni olarak gören bir geleneğin bugünkü temsilcisinin bu iki zıt şahsiyeti kendi bünyesinde bu derece birleştirmesi en azından görünürde çelişkili bir haldir. Ancak bazı koşullar vardır ki, …

Devamını oku »

REİS NATO ZİRVESİNDE: BİR ANTİEMPERYALİZM HİKÂYESİNİN GERÇEK YÜZÜ

Giderken çok sertti. Eğer NATO’dan PYD-YPG’nin bir “terör” örgütü olduğuna dair bir karar çıkmazsa Baltık ülkeleri ve Polonya’nın Rusya’ya karşı savunulmasıyla ilgili askeri planları veto edeceğini söylüyordu. RTE,  “Bizim terör örgütü olarak telakki ettiğimiz ve kendileriyle terör mücadelesi verdiklerimizi bizim NATO’daki dostlarımız eğer terör örgütü olarak kabul etmezse kusura bakmasınlar orada atılacak her …

Devamını oku »

YENİDEN İRAN…

2011’de Arap dünyası merkezli olsa da, yeryüzünde çok daha geniş bir alanı etkileyen devrimci halk hareketleri dalgasıgörece kısa  bir sürede geri çekildi.   Diğer bazı tarihsel ve toplumsal zaaflarının yanı sıra bu kitlesel hareketlerin, artık neredeyse kronik bir hal alan “devrimci önderlik” sorunları devrimlerin politik planda yenilgisine yol açtı. Bunlardanbazılarında egemen sınıfların dinsel veya laik görünümlü geleneksel temsilcileri  (istisnasız …

Devamını oku »