Anasayfa / Hakkı Yükselen

Hakkı Yükselen

SEÇİMLERİN BİR ŞİDDET ARACINA DÖNÜŞMESİ…

Anayasa, reformlar, sınır ötesi harekât… derken memleketin gündemi yine “seçimler” meselesine dönmüş görünüyor. Tabii üç gün sonra konu tamamen farklı bir yere de gelebilir, ama şimdilik böyle! Akıl yürütmeler ise daha çok seçimlerin zamanıyla ilgili: erken mi, baskın mı, yoksa normal mi..? Oysa alâmetler asıl dert edilmesi gerekenin seçimlerin zamanından ziyade  biçimi ve daha da önemlisi niteliği olduğunu gösteriyor.  Demokrasi adına elde kalan! Başkanlık …

Devamını oku »

GARA’DA KURTARILMAK!

Kim ne için kurtarılmak istendi? Gara (Gare) operasyonunun gerçek hedefi ile ilgili “kasıtlı” bir belirsizlik söz konusu. Yetkililerin açıklamalarına göre hedef daha büyük çaplı askeri amaçlar doğrultusunda bölgedeki PKK üslenmesinin yok edilmesi ve orada olduğu öğrenilen tutsakların kurtarılmasıydı. Buna göre, amaçlardan biri gerçekleşirken diğeri gerçekleşemedi. Zaten Cumhurbaşkanı da bunu söylüyor. Bir yandan “Gara düştü, bu iş …

Devamını oku »

DP DEMOKRASİSİ

Türkiye sağının kendisiyle başlayıp yine kendisiyle biten bir “demokrasi” hikâyesi vardır! Bu hikâyenin çıkış noktası 14 Mayıs 1950’de bir seçim zaferiyle başlayıp 27 Mayıs 1960’ta bir askeri darbeyle sona eren Demokrat Parti (DP) dönemidir. DP’nin Cumhuriyet dönemindeki ilk serbest seçimleri yüzde ellinin üzerinde bir oy oranıyla kazanıp iktidara gelmesi ve yine Cumhuriyet döneminin ilk …

Devamını oku »

YENİ ANAYASA : GÜNDEM SAPTIRMA MI, GERÇEK TEHLİKE Mİ?

RTE, kısa bir süre önce, Cumhur İttifakı’ndaki ortağıyla anlaşmaları halinde yeni ve “sivil” bir anayasa için harekete geçebileceklerini açıkladı. Açıklamada, Türkiye’nin sorunlarının kaynağının 1960’dan beri darbeciler tarafından yapılan anayasalar olduğu ve bu nedenle anayasa çalışmasının “milletin gözü önünde ve tüm temsilcilerinin katılımı ile yapılıp yine milletin takdirine sunulması gerektiği” belirtildi. Bu çıkış, muhalifiyle muvafıkıyla Türkiye kamuoyunda yine bir dalgalanmaya neden oldu. İlk açıklama her …

Devamını oku »

TUNUS, MISIR… DEVRİM Mİ DEĞİL Mİ?

GİRİŞ Aşağıda yer alan “Tunus, Mısır… Devrim mi Değil mi?” başlıklı yazı bütün Arap dünyasını sarsan devrimci halk hareketlerinin en “heyecanlı” döneminde, Nisan 2011’de yazıldı. Devrimci dalganın Batı’da “Arap Baharı” olarak tanımlanması, başta bizdeki ulusalcı kesimler olmak üzere pek çok devrimci ve sol çevrede emperyalizm tarafından tezgâhlanan bir çeşit “renkli …

Devamını oku »

“HER NE PAHASINA OLURSA OLSUN..!”

Hiç gidecek gibi görünmüyorlar! En azından yaygın kanı bu. Burjuva muhalefet, seçmeninin moralini ayakta tutabilmek için “Seçimi kaybedecekler ve tıpış tıpış gidecekler!” garantisini verse de bugünkü iktidarın seçimleri kaybetmesi halinde bile gideceğine dair bir emare yok. Elbette, yasalara göre, seçimi kaybeden veya yeterli çoğunluğu sağlayamayan bir iktidarın, yine kurallara uygun …

Devamını oku »

ON YIL SONRA…

Batı medyası tarafından  “Arap Baharı” olarak da adlandırılan (Bu nedenle pek çokları tarafından kuşkuyla karşılanan ve aynı zamanda aşağılanan!) Kuzey Afrika  ve Ortadoğu Arap devrimci halk ayaklanmalarının başlangıcından bu yana on yıl geçti. Devrimci ayaklanma, Aralık 2010’da Tunus’ta Muhammed Buazizi adlı işsiz bir üniversite mezunu gencin, işporta tezgâhına polisin el koymasının ardından kendisini yakmasıyla başlamıştı.  Tunus’taki hareket kısa sürede kitleselleşip neredeyse bütün ülkeye yayılarak, …

Devamını oku »

DARBE Mİ?

Her türlü siyasi eleştiri, protesto eylemi ve tarihsel hatırlatma iktidarın gözünde  darbe, darbecilik ve terörizmle eş değer bir hal aldı. “Terör” ve “teröristler” konusu  yeni sayılmaz, AKP öncesi iktidarlar döneminde de, özellikle 90’lı yıllardan itibaren, muhalif siyasetle ilgili hemen her şey, belirli düzen sınırlarını aşması halinde, silah ve şiddet şartı …

Devamını oku »

ABD’DE FAŞİST DARBE GİRİŞİMİ

ABD’de 6 Ocak’ta Kongre binasının işgal edilmesi ve şimdilik 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan, Başkan Trump tarafından kışkırtılan bir “faşist darbe” girişimi yaşandı. Dünyada hızla genişleyen bir dalganın Trump’la birlikte ABD kıyılarına ulaştığı çoktandır söyleniyordu. Gerçi söz konusu, örnek demokrasisi ile ünlü ABD olunca iddianın biraz havada kalması, sembolik veya mecazi görünmesi kaçınılmazdı. Ancak 6 Ocak günü başkent Washington’da yaşananlar iddianın önemli ölçüde somut gerçekliği …

Devamını oku »

REFORM MU DEDİNİZ?

Saray’ın “reform” sözlerinin demokrasi mevzuuyla ilgili olmadığı ve olamayacağı aklı başında herkesin malumuydu. Nitekim öyle de oldu. Az biraz demokratikleşme, hatta yumuşama falan bir yana durum her yönüyle daha da ağırlaştı. İktidar koalisyonu, muhalefeti “beşinci kol” ve “imhası gerekli haşere” ilan etmenin ötesinde daha somut bir takım yasal girişimlerle baskı ve tehditlerinin dozunu artırdı. En son, “Kitle …

Devamını oku »