Anasayfa / Hakkı Yükselen

Hakkı Yükselen

Saray Tipi Antiemperyalizm Ve Yeni Bir “Yetmez Ama Evet” Tehlikesi!

İktidarın söylemindeki “yerlilik-millilik” ve “bağımsızlık” vurgusu giderek “antiemperyalist”  haller alıyor. “Saray tipi bir antiemperyalizm” doğuyor!  Bu aslında Gezi’den bu yana dozunu giderek artıran bir söylem. RTE Ankara-Niğde Otoyolu açılışında yaptığı konuşmada işi şaşmaz biçimde yine aynı yere getiriverdi. Cumhurbaşkanı’nı konuşmasında,  Türkiye’nin boynundaki siyasi boyundurukları kırıp attıklarını, ayağındaki ekonomik prangaları parçalayıp …

Devamını oku »

40. YILINDA 12 EYLÜL…

Tam 40 yıl oldu. Şimdilerde kime sorsanız karşı çıkıp lanetle anar, ancak vakti zamanında destekçisi pek çoktu! 12 Eylül askeri darbesinden ve ardından yaşananlardan söz ediyorum elbette. Çağrılar yapanları, doğrudan arkasında duranları, yırtınırcasına alkışlayanları, “İstemem yan cebime koy!” diyenleri, “Aman huzur bulduk, herkes birbirini öldürüyordu!” diyerek anlayışla karşılayanları, “Evet, diyelim …

Devamını oku »

ZAMANE DEVRİMLERİ, KARŞI DEVRİMLERİ, HALK HAREKETLERİ: NASIL BAKMALI-3

Emperyalizmin rolü, emperyalizme ve rejime karşı devrimci mücadele Doğru bir tavır alabilmek için yeni zamanların rejim ve /veya hükümet karşıtı kitle hareketlerini çok yönlü olarak ele almak gerekiyor. Örneğin emperyalizmin ve diğer devletlerin çoğu zaman devreye girerek, halk hareketlerine kendi çıkarları doğrultusunda müdahale ettikleri gerçeğini atlamamak gerekiyor. Bu güçlerin amacı …

Devamını oku »

ZAMANE DEVRİMLERİ, KARŞI DEVRİMLERİ, HALK HAREKETLERİ: NASIL BAKMALI-2

Milliyetçi küçük burjuva antiemperyalizminin sınırları? Bazı rejimler için yapılan “antiemperyalist” yakıştırmasının neye dayandığına gelince: Bu yakıştırma, söz konusu rejimlerin kuruluş dönemlerindeki zorunlu emperyalizm karşıtlıklarının dışında ekonomik yapıları ve Batı ile mesafeli, sürtüşmeli veya düşmanca ilişkilerinden kaynaklanmaktadır. Bu karşıtlık devrimci sosyalizminkinden çok farklıdır. Bu rejimlerin kuruluş dönemlerindeki antiemperyalizmleri gerçek bir kapitalizm …

Devamını oku »

ZAMANE DEVRİMLERİ, KARŞI DEVRİMLERİ, HALK HAREKETLERİ: NASIL BAKMALI -1

Günümüzün halk hareketleri bir takım karmaşık özellikleriyle solun önemli bir bölümünün kafasını karıştırıyor.  Bunun nedeni, sadece bu hareketlerin siyasi nitelikleri, kitlelerin çelişkili bilinçleri, siyasi önderliklerinin ideolojik-politik yapıları ve sıklıkla da uluslararası “destekçilerin” sabıkaları veya emperyalistlikleri değil. Bu kafa karışıklığı,  kuşku ve bazen de düşmanlık aynı zamanda bu hareketlerin hedef aldıkları …

Devamını oku »

REJİMİN TEHLİKELİ HALLERİ, KİTLELER VE SONRASI…

İktidar “normal” veya “olağan” denilebilecek yönetim biçimlerini ve araçlarını çoktan unuttu. Dünya ekonomik ve siyasi konjonktürünün belirleyici etkisi altında bir dönem nice liberal-özgürlükçü rüyalara yol açan politikalardan eser yok. Öncelikle dünya eski dünya değil. Bu durum sadece dış politikayı değil, iç politikayı da etkiliyor. Dıştaki çıkmazlar içeriye, içtekiler de dışarıya yansıyor. Ekonomik, siyasi ve toplumsal gerileme, hedeflenen ideolojik-kültürel hâkimiyetin sağlanamaması ve …

Devamını oku »

BİR İÇ SAVAŞ REJİMİ, LUKAŞENKO YOLDAŞ’IN ÖĞRETTİKLERİ VE BAZI MANALI SORULAR…!

Yeni bir polis gücü oluşturuluyor. “Doğrudan merkeze bağlı” olarak Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü adıyla bir birimin kurulmasına karar verilmiş. İçişleri Bakanı’nın ifadesiyle bu, “merkeze bağlı bir mobil çevik kuvvet” olacak. Merkez derken kastedilen elbette Saray, yani Cumhurbaşkanı’nın şahsı! Belli ki Ayasofya’nın camiye çevrilmesi, kılıçlı hutbe, hatta doğalgaz bulundu müjdeleriyle işin yürümeyeceğinin farkındalar. …

Devamını oku »

ÖZÜNE DÖNMEK!

Çok genel olarak, Saray rejiminin, her defasında cüretini biraz daha artıran icraatlarıyla varlığını korumaya ve gücünü tahkim etmeye çalıştığı da söylenebilir. Ancak bunun artık çok eksik bir yaklaşım olacağı açıkça ortada. Rejimin icraatları, nitelikleri itibariyle bunun epeyce ötesine geçmeye başladı. Yaşananlar, nicel birikimin niteliksel bir sıçramaya dönüşeceğini gösteriyor. Yani artık “Nice alametler belirdi!” denilebilecek bir noktadayız! Bazı “marjinal” akımların ideolojik-politik düzeyde “ana akıma” dönüşmesi, toplumsal çekirdekleri dışındaki geniş kitleleri de …

Devamını oku »

Açılışından 1483 Yıl Sonra: Yeni Bir Dönemin Başlangıcında Ayasofya Meselesi

7 Haziran 2020 tarihli “Yeni Bir Döneme Girerken” başlıklı yazıda uzun bir aradan sonra toplanan Meclis’in ilk iş olarak “Bekçi Kanunu”nu gündeme almasını, hemen ardından da 4 Haziran’da muhalefete mensup üç milletvekilinin milletvekilliklerini düşürmesini “yeni bir dönemin başlangıcı” olarak tanımlamıştık. Aynı yazıda bunu sadece bizim söylemediğimizi AKP’lilerin de “4 Haziran’ın bir milat olduğunu, siyasette yeni bir …

Devamını oku »

LİBYA: BÜTÜN “DOSTLAR” DIŞARI!

Libya’da “kime ait olduğu bilinmeyen” savaş uçakları stratejik öneme sahip Vatiyye Hava Üssü’nü bombaladı. Olay Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Bilindiği üzere Türkiye bir süre önce ele geçirilen bu üssün kendisine verilmesini istiyor. (Ayrıca Sirte’de de “Mavi Vatan” kapsamında bir deniz üssü kurma peşinde.) Olayın faili konusunda rivayet muhtelif olsa da, baş şüpheli Birleşik Arap Emirlikleri (BAE). Ancak kim …

Devamını oku »