Anasayfa / Ömer Demirci

Ömer Demirci

İkinci 12 Eylül

Türkiye sosyalist hareketinin büyük kısmında travmaya sebep olan günün adıdır: 12 Eylül. Bu travma ne yazık ki sosyalist hareketin üzerinde kalıcı hasarlar bıraktı. 2010 yılında yapılan “Darbe anayasasını değiştirme referandumu” ile bu hasar tekrar gün yüzüne çıktı. “Devrimci Sosyalistler” sınıftan uzaklaştıkça “devrimciliklerini” bir kenara bırakarak “demokratlaşmaya”, “radikalleşmeye” başlıyorlar. İşte bu …

Devamını oku »

Lübnan’da Neler Oluyor ?

Dinler, mezhepler ya da etnik gruplar arasında yaşanan kavgalar yönetici sınıflar için hep asıl çelişkinin görülmesini engellemek için kullanılmıştır. “Milli Birlik”, “Ulusal Mutabakat”, “Aynı Gemide Olmak” söylemleri iktidarın emek-sermaye çelişkisinin önüne koyduğu bir settir. Bu set yoksul kitlelerde sınıf bilinci oluşmamasında önemli rol oynar. Geçmişten bugüne kaynayan kazan Ortadoğu. Üstelik …

Devamını oku »

İşçi Sınıfının Marşı “Enternasyonal”

Bundan 149 yıl önce işçi sınıfı kısa süreli de olsa ilk kez bir hayali gerçekleştirdi: Paris Komünü. Bu komünün içinden bir marş doğdu komünist geleneğe: Enternasyonal Marşı.  İşçi sınıfının ilk iktidarı Paris Komünü’nün üyesi olan nakliye işçisi Fransız Eugène Pottier, aynı zamanda her sosyalistin mutlaka bildiği Enternasyonal Marşı’nın söz yazarı. Enternasyonal Marşı’nın tüm ülkelerin işçilerinin marşı olmasını sağlayan şey neydi? Söz yazarının da, bestecisinin de …

Devamını oku »

Orta Sınıflaştıramadıklarımızdan mısınız?

Kapitalist karşı devrimin çoktan gerçekleştiği bürokratik demir perde ülkelerinin 90’larda Avrupa, Rusya ve de birçok ülkede  yıkılışının ardından kapitalist cephe; işçilerin devlet yönetebilecek kadar yeteneklerinin olmadığının ortaya çıktığı, herkesin eşit olamayacağının ispatlandığı, bal tutanın parmağını yaladığı gerçeğinin değişemeyeceği gibi ideolojik saldırıları bir bir sıralamaya başladı. Bu saldırılar tabi ki tesadüfi değildi. Bu açıkça planlanmış …

Devamını oku »

İş Bankası: Bir Bankadan daha fazlası!

“On güne bitsin bu iş, bayramdan sonraya kalmasın” denilen ve birdenbire yeniden memleketin gündemine oturan özel bir banka; İş Bankası. Henüz yeni kurulmuş bir ülkede sermayenin ulusallaşması için yapılan hamlelerden biri. Mustafa Kemal’in emri ile bizzat kurulması, cumhuriyet ile başlayan sürecin ilk “yerli ve milli” özel teşebbüs bankası olması, ülkenin yüzünü batıya dönmesinin nişanesi olması gibi sebeplerden dolayı, daha özel bir banka olarak da görebiliriz.  1924’te kuruluş sermayesi olan 1 milyon TL’nin dörtte birini, M. Kemal şahsi mal …

Devamını oku »

Kapıyı Çalan Gıda Krizi

Pandeminin tüm dünyada resmi olarak kabul edildiği Aralık 2019’ dan beri neredeyse  yarım yılı geride bıraktık. Burjuvazinin ekonomistleri bile dünyada gidişatın, kapitalizmin 1929 yılında yaşamış olduğu kriz gibi büyük bir bunalıma doğru ilerlediğini söylüyor. Başta kapitalizmin kalesi ABD olmak üzere pandemi nedenli işsizlik her yerde hızla yayılıyor. Birçok küçük işletme hızla iflas ediyor. Bu arada gıda fiyatlarındaki artış dikkati çekiyor. Dünyada birçok insan …

Devamını oku »

Şehir Hastaneleri ya da Sağlıkta Yeni Saldırı

Şehir hastaneleri, adından da anlaşılabileceği gibi, “DevletHastanesi” olmayan, ancak özel hastane de olmayan bir garip hastane. Bu hastanelerin yapıldığı arazi kamuya ait. Hastaneyi yapan özel sektör, kiralayan ise devlet… Ülkemizde kamu sağlık hizmetinin daha iyi verilmesi için sağlıkta modernleşmeye, yeni ve daha fazla hastaneye ihtiyacımız varken, biz bu yeni hastane fikrine neden karşı çıkıyoruz? Ya da şehir hastanelerini bir sorun olarak görüyoruz?  Çünkü yeni bir …

Devamını oku »