Anasayfa / Genel

Genel

KİM BU BÜYÜYENLER?

8.58, %13,9, 450 milyar dolar… Sırasıyla dolar kuru, işsizlik oranı ve dış borç. Bizi nefes alamaz, kuru ekmeğe mahkûm bırakan sayılardan bazıları. Aynı şekilde güvenilmez enflasyon oranı, sermayenin sıfırlanan milyon liralık vergi borçları, bürokratların çift (hatta üç beş) maaşının toplamı, ardı arkası kesilmeyen zamlar ve tabii kayıp 128 milyar doların …

Devamını oku »

SOS Kolombiya:

Katliamı Durdurun, Şehirlerin Militarizasyonuna Hayır! Kolombiya’da asker ve polislerin yaptığı katliam sonucunda ölenlerin sayısı 70’e ulaştı. Grev 8. gününe ulaşırken polisin ve askerin vahşeti kanlı bir kıyıma dönmüş durumda. SOS Kolombiya çağrısına ses vermek için, Kolombiya Sosyalist İşçi Partisi’nin deklarasyonunu yayınlıyoruz. Ulusal Grev’in kitlesel protestolarından dört gününde, acımasız saldırılarla Ulusal Polisin 35 …

Devamını oku »

1915…

Nisan, bizim memlekette, eğer daha beter bir durum yoksa geleneksel olarak “soykırım” tartışmalarıyla geçerdi. Bütün gözler ve kulaklar ABD Başkanı’nın, bizimkilerin deyişiyle “sözde Ermeni soykırımı”nı nasıl tanımlayacağına,  “olaylarla” ilgili hangi kavramı kullanacağına dikilirdi. Bu güne kadar şu veya bu biçimde atlattık; kısmet bu yılaymış. Sonunda bütün dünyanın bir biçimde bildiği, …

Devamını oku »

SORUN SADECE BU REJİM Mİ?

Ekim Devrimi’nin önderlerinden Troçki, “Rus Devriminin Tarihi” adlı eserinde şöyle der: “Bir devrimin asli öncülleri var olan toplumsal rejimin ulusun gelişmesinin temel sorunlarını çözmekten aciz oluşunda yatar. Bununla birlikte devrim ancak toplum bileşiminde tarihin koyduğu sorunları çözmek üzere ulusun başına geçebilecek yeni bir sınıfın bulunması durumunda mümkün olur. Devrimin hazırlanması …

Devamını oku »

“HER NE PAHASINA OLURSA OLSUN..!”

Hiç gidecek gibi görünmüyorlar! En azından yaygın kanı bu. Burjuva muhalefet, seçmeninin moralini ayakta tutabilmek için “Seçimi kaybedecekler ve tıpış tıpış gidecekler!” garantisini verse de bugünkü iktidarın seçimleri kaybetmesi halinde bile gideceğine dair bir emare yok. Elbette, yasalara göre, seçimi kaybeden veya yeterli çoğunluğu sağlayamayan bir iktidarın, yine kurallara uygun …

Devamını oku »

KİM KİMİ GÖZETLİYOR?!..

20.yüzyılın son çeyreğinden itibaren insanlık, bilgi ve iletişim teknolojileri açısından en hızlı ve en radikal değişimleri yaşıyor. Mal ve hizmet üretiminde, ekonomik hayatın her alanında bu teknolojiler kullanılıyor; rekabetin ön koşulu olarak bu yeni teknolojilere sahip olmak gösteriliyor. Bugün tüm dünyayı pazar haline getiren çok uluslu şirketler iletişim teknolojilerine dayanan …

Devamını oku »

“YEREL BİR OLAY” OLARAK TEK ÜLKEDE SOSYALİZM VE “ESKİ REZİLANE İŞLERİN TEKRARI”-2

TEK ÜLKEDE SOSYALİZMİN ZAFERİ! Stalin’in ve temsil ettiği idari gücün “fikirlerinin” Marksist bilimsel düşünce açısından bir kıymeti harbiyesi yoktu, ancak yine de sonunda Stalin ve Rus bürokrasisi kazandı. Gelecekte SSCB’nin yıkımına yol açacak olan bu uğursuz başarı elbette boşlukta oluşmadı. Zaten güçlü maddi-toplumsal temelleri olmasaydı bu çizginin, Rusya’nın içinde bulunduğu …

Devamını oku »

Devrimci Marksizmin Yorulmaz Savaşçısı Troçki

Lev Davidovich Bronstein, tanınmış adıyla Troçki, 21 Ağustos 1940’ta Stalin’in emri ile ajan Ramon Mercader tarafından Meksika’da katledildiğinde geride zaferler ve büyük teorik eserlerle dolu muazzam bir devrimci miras bıraktı. Devrimler çağının lideriydi o.  Gerçek devrimci isyanlara önderlik etti. Kitlelerin ayaklanışında, yükselen dalgalara yön verdi. Devrim Stalinist bürokrasi tarafından çalındığında, …

Devamını oku »

“YEREL BİR OLAY” OLARAK TEK ÜLKEDE SOSYALİZM VE “ESKİ REZİLANE İŞLERİN TEKRARI”-1

ANAYASAL BİR GÖREV OLARAK DÜNYA DEVRİMİ! Dünya işçi sınıfının en büyük zaferi Ekim Devrimi’nin üzerinden 103 yıl, onun eseri olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) kendi egemen bürokrasisi eliyle yıkılışının üzerinden de 29 yıl geçti. Kuruluşla yıkılış arasında geçen sürede pek çok şey yaşandı. Ekim Devrimi, insanlık tarihinin en önemli …

Devamını oku »

Ekim Devrimi Etrafında

Olağanüstü bir kongre toplamaya gerek kalmadı. Lenin’in baskısı gerek Merkez Komitesi’nde gerekse de önparlamento fraksiyonu içinde güçlerin sola kaymasını sağladı ve Bolşvikler 10 Ekim’de ‘ön -parlamento’dan ayrıldılar. Petrograt’ta sovyet ve hükümet arasındaki çatışma, Bolşevizm taraftarı olan garnizon birliklerinin cepheye yollanması meselesiyle sürüyordu. 16 Ekim’de ayaklanmanın yasal sovyetçi organı olan Devrimci …

Devamını oku »