Yeryüzünde her şey altüst oluyor. “Büyük Bunalım” dönemleri böyledir: Bunalım derinleşip çelişkiler giderek uzlaşmaz bir hâl aldıkça dünya ölçeğinde büyük değişimler, güç kaymaları ve çatışmalar yaşanmaya; bilinen, geçmişte üzerlerinde anlaşmaya va...

Kategoriler

Yeryüzünde her şey altüst oluyor. “Büyük Bunalım” dönemleri böyledir: Bunalım derinleşip çelişkiler giderek uzlaşmaz bir hâl aldıkça dünya ölçeğinde büyük değişimler, güç kaymaları ve çatışmalar yaşanmaya; bilinen, geçmişte üzerlerinde anlaşmaya varılmış gibi görünen kurallar da geçersiz hâle gelmeye başlar.  Böyle dönemlerde iktisadi, siyasi ve toplumsal alanlarda var olan bütün güçler bu değişimin niteliklerini kavrama ve ardından da  gereklerini yerine getirme göreviyle  karşı karşıya kalırlar....

Belli ki jeopolitik ve jeostrateji olağan bir başlık haline geldi, elinde çubuklarıyla televizyon stüdyolarındaki dev ekranların önünde ahkâm kesenlerin 2000’lerin başındaki muadillerine göre kartvizitleri daha yüksek ve kafalarında ülkelerin etki alan haritaları, yeni Sykes-Picot’lar çiziliyor.Bölge emekçilerinin kendi ortak proleter devrimci jeo-politikalarını geliştirmelerinin zamanı da elbette gelecek....

“Mutlak butlan”ın ne olduğunu açıklamaya gerek yok. Artık herkes biliyor; hem de “devedişi” gibi bir örnek üzerinden! CHP, Türkiye şartlarında bile “akıllarına ziyan” gerekçelerle, tamamen yasalara aykırı ve keyfi bir biçimde, üstelik de eski kararlarını hiçe sayan YSK’nın da onayıyla önceki yönetimine teslim edildi!  Aslında beklenen oldu. Kısa bir süre önce İçişleri ve Adalet bakanlıklarında...

Geçenlerde “rejimin içinden” bir gazetecinin CHP ile ilgili “mutlak butlan” kararının yazıldığı iddiası üzerine Bahçeli şunları söyledi:  “CHP cumhuriyetin kurulduğu günden bu yana önemli bir siyasi kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya başka amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz.” Bahçeli, aynı konuşmasında Ana Muhalefet Partisi’ne de bir uyarıda bulunarak, “CHP ayrımdan,...

Oysa neoliberal teori ne güzeldi. Yeni milenyuma 10 yıl kala kitlelerin gözünde kendini sosyalizm ile özdeşleştirmiş stalinist bloklar çöküyordu. İnternet teknolojisi yayılıyor ve tüm insanlığın bilgiye erişmesine olanak veriyordu. Üstüne bloğun çözülüşü ile oluşan devasa pazarlar eklendiğinde, kapitalist şirketler rakipsiz coğrafyalarda at koşturuyor, eh bir zahmet çalışanlarını primlere boğuyorlardı.Kağıt üzerinde her şey tutarlıydı. Devlet çözülüyor, küçülüyor, cebimize giriyordu. Demokrasi, bu yeni çağın kaçınılmaz buluşuydu. Artık yapmamız gereken, gezegenimizin ortak sorunları için kaf...