Anasayfa / Gündem / Corona Krizi mi, Kapitalizmin Krizi mi?

Corona Krizi mi, Kapitalizmin Krizi mi?

Kitlesel kıyımlar, bölgesel savaşlar, açlık, yoksulluk, işsizlik, hastalıklar, bireysel cinnetler, kadınlara ve farklı cinsel kimliklere yönelen şiddet, belki de tarihin hiçbir döneminde insan yaşamını bu kadar tehdit eder hale gelmemişti. Son 10 yıl içerisinde, bir dünya savaşı olmaksızın, milyonlarca insan çatışmalarda ve göç yollarında hayatını kaybetti. Kitlesel göçler artık sıradan haberler oldu. Hayır, vaat edilen dünya bu dünya değildi!” demiştik Kırmızı Gazete’nin başlarken yazısında…

Kapitalizm bizi hiç yanıltmıyor. Her gün bir yeni felaketle kapımızı çalıyor. Bugün de Corona salgını ile karşı karşıyayız.

Corona ile ilgili detayları tekrarlama niyetinde hiç değiliz. Ama bu virüsün bu kadar yıkıcı olmasının nedeninin kapitalist yağma ve plansız ekonomi olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

Bu salgının sebebi kesinlikle vahşi hayvanlar değildir. Onların eko sistemini darmadağın eden, küresel ısınma, yangınlar, yıkımlarla doğayı tahrip eden kapitalist sistem bunun sebebidir. Ve bu virüs de son olmayacak.

Neoliberal kemer sıkma politikaları ile milyonlarca insan sefalete iten kapitalist sistem, şehirlerde milyonları altyapısız bıraktı. Dünyanın birçok yerinde kanalizasyonsuz, susuz, elektriksiz yerleşimler mevcut. Bunlar yetmediği gibi özelleştirmeler ve ilaç sektöründeki çarpıklıklarla sağlık sistemleri çökertildi.  Zenginler özel hastanelerde tedavigörürken fakirler sefalete sürüklendi. Bugün virüsü konuşurken bunları konuşmamak kapitalist yağmacıların ekmeğine yağ sürmektir.

Neden Bedeli Yoksullar Ödüyor?

Son söyleyeceğimizi baştan söyleyelim. Büyük bir ekonomik felaket kapımızda… 2008 krizi benzer bir küresel ekonomik krize neden olmak üzere Corona salgını. Aynı bir savaşın sonucu gibi, dünya ekonomik sistemi çökmek üzere ve bu çöküntünün altında kimin kalacağını tartışıyoruz.

Patronlar diyor ki işçi sınıfı, yoksul halk, küçük esnaflar bu duvarın altında kalmalı. Biz işçiler komplo teorilerini tartışıp işten atılmayı mı bekleyeceğiz?

Üstelik zenginler ve orta sınıflar evlerinde karantinaaltındayken işçiler fabrikalarda, mağazalarda, depolarda yaşamın her yerinde üretime devam etmek zorunda bırakılıyorlar. Alternatifleri ise ücretsiz izine göndermek…  Neden biz bedelini ödüyoruz ki?

İşçiler Ve Yoksullar En Çok Ölenler

Bununla da yetinmiyorlar; aşıyı hangi şirket alacak, kime kaça satacak onun da rekabetindeler. Çökmüş paralı sağlık sistemleri, devasa ila. tekelleri ile tam bir ikiyüzlülük içindeler. Onlar için bizlerin canının bir önemi yok. Birçok hükümet gribi ciddiye bile almadı ve hatta almıyor.

Corona virüsünün sadece ekonomik olarak değil fiziki olarak da mağduru işçiler ve yoksul halk. Zenginlerin her tür tedavi olanağı var. Çökmüş sağlık sistemlerinde yoksullar savunmasız. Ne iyi beslenmek mümkün, ne de ilaç ve tedaviye düzgün ulaşmak.  İtalya’da hastanelerde tedavi için beklerken can çekişenlerin zenginler olmadığına emin olabilirsiniz.

Kriz tüm dünya emekçilerini birleştiriyor.  Bu insanlık krizine ve ekonomik krize birlikte karşı duralım. Dayanışalım, mücadele edelim ve dünyayı hep birlikte değiştirelim…

Acil Taleplerimiz:

1.Herkes için ücretsiz tedavi, ilaç, maske ve tıbbi malzemetalep ediyoruz. Sağlık sektöründe tıbbi seferberlik ilan edilsin.

2.Özel hastaneler kamulaştırılsın. Tüm Yoğun bakım üniteleri halka açılsın. Açıkta bir hasta bile bırakılmasın.

3.Sağlık çalışanları için sefalet çalışma koşullarına son verilsin. Minimum yoksulluk sınırında bir ücret ve salgından korunmak için yeterli malzeme. Dinlenme olanağı sağlansın.

4.Tüm ilaç fabrikaları halk için kamulaştırılsın. İlaç halk sağlığı için üretilsin.

5.Temel gıdalar (ekmek, su, un, makarna, pirinç) ücretsiz olsun. Yetersiz beslenme ve açlık tehdidi ortadan kaldırılsın.

6.Elektrik, doğalgaz ücretsiz olsun. Devlet bu temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için var.

7.Ücretsiz İletişim hakkı talep ediyoruz. Krizde insanların ödeyemedikleri faturalardan iletişimleri kesilmesin.

8.Tüm işçilerim maaşlarını koruyarak evde kalma hakkını savunuyoruz. Herkes karantinadayken işçiler neden fabrikalarda?( Bunun istisnası ilaç/sağlık sektörü ve temel gıda işletmeleridir.) Tüm işçiler için maaşlardan ve sigorta primlerinden kesinti olmaksızın 30 gün ücretsiz izin. Arjantin Avm işçilerinin, İspanya Mercedes işçilerinin ve İtalya’daki işçilerin grevleri selamlıyoruz. Çalışmama grevleri meşrudur.

9.Kriz bahanesiyle işten çıkarmalar yasaklansın. Zarar ettim diyen işletmeler işçilerin denetiminde kamulaştırılsın ve işçiler üretime devam etsin. Kriz fırsatçıları yargılansın.

10.Krizle boğuşan küçük esnaf ve işsizlere ortalama bir işçi maaşı verilsin.

11.Sağlıksız evlerde yaşan milyonlar için boş dairelerin kamulaştırılmasını ve yoksullara dağıtılmasını talep ediyoruz.

12.Dış borç ödemelerine son verilsin. Dış borç için ayrılan paralar halkın sağlığı için harcansın.

13.Eğer kaynak yoksa kapitalistlerin parasına el koyulsun. Bankalar zenginlerin paralarıyla dolu.

14.Yoksul halktan yana, sağlık emekçilerinin de katılımıyla merkezi bir sağlık programı uygulansın.

Kırmızı Gazete Yayın Kurulu

Göz atın

REJİM SORUNU KRİZE DÖNÜŞÜRKEN

Bütün bu olup bitenleri öncelikle bir rejim sorunu olarak ele almak gerekiyor.  Türkiye’nin rejim sorunu, …

Ekonomik Kriz Var, Adalet Yok

#Geçinemiyoruz diyerek Eminönü Meydanı’nda bir araya gelen işçiler, işsizler, esnaf ve gençler; taleplerini ve itirazlarını …