Anasayfa / Dünya / 77 Yılın Ardından

77 Yılın Ardından

Troçki’nin mücadelesine devam etmek, IV. Enternasyonal’i yeniden inşa etmektir. Alejandro Iturbe.

Rus Devriminin 100 üncü, Leon Troçki’nin Stalinist bir ajan tarafından öldürülmesinin 77. yıldönümünde, Troçki’nin mirası her zamankinden daha güncel. Kapitalizmin mali krizi 1929 krizinbenziyor ve hatta daha kötü bir durumda. Kitlelerin dünyadaki durumuyla birlikte işçilerin bu sistemi yıkmaları ve yeni bir toplum inşa etmeleri için siyasi liderlik her zamankinden daha gerekli.

2016 yılında Troçkinin katledilişinin 76. yıldönümünde yazılan makaleyi yeniden yayınlıyoruz. Bugün Troçkist olmak, IV. Enternasyonal’i yalnızca burjuvaziyle değil, aynı zamanda dünya çapında işçi örgütlenmesi ve devrimi için giderek daha fazla bir engel haline gelen reformist, neo-reformist ve Stalinist akımlarla da savaşarak her zamankinden daha güçlü bir şekilde yeniden inşa etmektir. 

Kısaltılmış metindir.

1917 Rus Devrimi’ne Lenin’le birlikte liderlik etmiş Leon Troçki 21 Ağustos 1940’ta Meksika’da öldürüldü. Troçkist bir sempatizan gibi davranan Stalinist gizli ajan Ramón Mercader, Troçki’nin Coyoacán’daki evinde dağcıların kullandığı bir buz baltasıyla Troçki’yi başından yaralayarak ihanetini gösterdi.

Troçki, 1937’de, SSCB’den sürgün edilmesinden sekiz yıl sonra ve birkaç Avrupa ülkesi hükümetinin oturma hakkını reddetmesinden sonra, ancak Meksika’da siyasi sığınma hakkı elde etmişti.

Cinayet olduğunda, Lenin’le beraber Ekim Devrimi’ne önderlik eden Bolşevik partinin önde gelen liderlerinin çoğu, mahkûm edildikleri sahte suçlar ve sahte ihanetler için, canavarca tahrifatlara ve zorla “itiraflara” dayanan rezil “Moskova Duruşmaları” ile Stalin tarafından imha edilmişti (orada olmayan Troçki de dahil). Bu, ilk işçi devletinin Lenin’in ölümünden sonra güçlenerek, karşı-devrimci bürokratik kastını iktidarda pekiştirmiş bürokratikleşme sürecinin doruk noktasıydı. Burjuvaziyi mülksüzleştiren tek ülkede yanlış bir “tek ülkede sosyalizm” teorisine dayanan bu kast, bundan elli yıl sonra o ülkede kapitalizmi yeniden tesis edecekti. 

Troçki’nin SSCB’de önderlik ettiği Sol Muhalefet’in binlerce takipçisi zulüm gördü, hapse atıldı ve öldürüldü. Çin, Alman ve İspanyol işçi sınıfı, Stalinizm tarafından kontrol edilen Komintern (Komünist Enternasyonal) tarafından yönlendirilen Komünist Partilerin sorumluluğu nedeniyle acımasız yenilgilere uğradı. Tıpkı devrimci işçi öncülerinin büyük bir kısmının İç Savaş sırasında (1917 devrimini takiben) ölümü ve Alman devriminin yenilgisi, SSCB’de Stalinizmin ortaya çıkmasına izin verdiği gibi, yeni yenilgiler de 1933’te Almanya’da Hitler’in yolunu ve İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesinin önünü (1939) açmıştı. Troçki’nin yoldaşları sadece birkaç kişiydi, ama yine de Stalin’in en büyük düşmanıydı ve Troçki’nin hayatını sona erdirmek Stalin’in saplantısıydı.

Ana sebep kişisel kin değil, soğuk karşı devrimci mantıktı. Troçki, kendi içinde üç Rus Devrimi’nin (1905, Şubat ve Ekim 1917) deneyimi ve Bolşevik Parti’nin devrimci geleneğinin ifadesiydi. Troçki hayattayken, yeni savaşın zorluklarının neden olduğu yeni bir kitlesel yükseliş, Troçki’nin şahsında ve yakın zamanda kurulan IV. Enternasyonal’de yeni bir devrimci liderlik alternatifi bulabilirdi.

Troçkinin en önemli eseri

Petrograd Sovyeti’nin (1905 ve 1917) iki kez başkanlığını yapmış, Kızıl Ordu’nun kurucusu ve organizatörü, Bolşevik Parti ve Üçüncü Enternasyonal’in büyük teorisyeni ve lideri olan Troçki, en önemli eserinin Dördüncü Enternasyonal’in temelinin atılması olduğunu düşünüyordu. Stalinizmin suç politikası Almanya’da Nazizm’in zaferini sağladıktan sonra, Troçki, Komintern’in karşıdevrim kampında taraf olduğu sonucuna vardı.

İşçi sınıfı için yeni devrimci dünya önderliğinin inşa mücadelesini sürdürmek üzere yeni bir Enternasyonal kurmak zorunluydu. Yeni Enternasyonal, birkaç bin devrimci kadroyu bir araya getirdi, ancak liderliği, ahlakı ve devrimci ilkeleri nedeniyle ve ona temel oluşturan teori ve program nedeniyle güçlüydü: Sürekli Devrim ve Geçiş Programı. Niteliksel bir saldırıya rağmen, ana liderini kaybeden Dördüncü Enternasyonal’in kurucusu hayattaydı. Troçki haklıydı: Devrimci Marksizmin devamlılığı yeni nesiller için kurtarılmıştı.

Mevcut kriz için program

Stalinist bürokrasi, eski SSCB ve diğer bürokratikleşmiş işçi devletlerinde kapitalizmin restorasyonuna öncülük etti. 

2007 krizi gün be gün derinleşti ve emperyalist ülkelerde hükümetler, büyük bankaları ve şirketleri kurtarmak için milyarlarca dolarlık büyük mali kurtarma paketleri düzenledi. Yunanistan ve İspanya zaten iflas altında; İtalya ve Portekiz aynı adımları izliyor ve Avrupa Birliği bir bütün olarak sallanıyor. Hükümetlerin krizin üstesinden gelme reçetesi aynı eski acı kapitalist ilaçtır: işlere, maaşlara, emekli maaşlarına ve çalışma koşullarına yönelik güçlü saldırılar, sağlık ve eğitim bütçelerinde kesinti ve sömürü oranının acımasızca artması. Troçki’nin sözleriyle: “… burjuvazi, her zamansol eliyle verdiğinin iki katını sağ eliyle alır”.

Bütün bunlar, işçilerin ve geniş kitlelerin on yıllardır görülmemiş bir tepkisine neden oldu. Milyonlarca işçi, Yunanistan ve İspanya Devleti’nde mücadeleci genel grevlere katıldı. Son olarak, yüzbinlerce kişi bu uygulamalara karşı sokaklara çıktı ve kömür madencilerinin grevini kitlesel olarak destekledi. “Yeni kapitalist mücevher” Çin ekonomisi durdu ve gerilemeye başladı. Ve tahakküm altındaki ülkeler, yıllar önce krize karşı bağışık görünen Brezilya gibi, hızla çöktü.

Ama bu, aynı zamanda, IV. Enternasyonal’in programının, işçiler lehine, acımasız krizden çıkmanın tek gerçek yolu olarak, tüm geçerliliğini ve tarihsel geçerliliğini gösterdiği andır. Enflasyon oranına karşılık gelen değişken ücret ölçeği gibi önlemler; istihdamı garanti altına almak için maaşı koruyarak çalışma saatlerinin dağılımı; bankanın ve işçilerin kontrolündeki ana şirketlerin hiçbir tazminat ödemeden kamulaştırılması; hepsi Geçiş Programı’nda vardı. İşçi ve halk hareketlerinde işçilerin alternatif planını sağlamak için gerekli hale geldi. Bunlar, Troçki’nin ortaya koyduğu gibi, işçi hareketinin, seferberlik yoluyla, kendi hükümetine doğru ilerleyebileceği ve sosyalist bir sonucun yolunu açabileceği köprülerdir.

4. Enternasyonalin yeniden inşası üzerine

Nahuel Moreno tarafından kurulan uluslararası bir organizasyon olan Uluslararası İşçi Birliği (Dördüncü Enternasyonal LIT-CI) 34 yılını doldurdu. LIT-CI, Troçkist hareketin krizine ve dağılmasına yol açan devrimci ilkelerin terk edilmesine karşı on yıllardır Troçki sonrası Dördüncü Enternasyonal’in kurulması için savaşan Moreno’nun önderliğindeki eğilimin mirasçısıdır. LIT-CI, liderinin ölümü ve 90’larda sol kanadı kasıp kavuran oportünist fırtınadan kaynaklanan güçlü bir krizin üstesinden geldikten sonra, 4. Enternasyonal’in yeniden inşası ve devrimcilerin birliği konusundaki savaşı güçlü bir şekilde yeniden başlattı.

Mevcut mücadeleler

Troçki, IV. Enternasyonal’i kurmayı, yukarda bahsettiğimiz gibi, Stalinizm saflarının bir kısmının uğradığı deformasyon ve yol açtıkları yıkımın önünde devrimci teori ve programı savunmak için yaptı.

IV’ün karşı karşıya kaldığı ana siyasi savaşlardan biri, Stalinizm ve eski Sosyal Demokrasi’nin tüm dünyada teşvik ettiği reformizme ve burjuvaziyle sınıf iş birliğine karşı güçlü bir mücadeleydi. Her iki eğilim de farklı roller oynamış ve farklı konumlarda bulunmuş olsa da her iki örgüt de kapitalizmi kurtarmak ve ulusal ve uluslararası Sosyalist Devrim’in zaferinden kaçınmak için birleşti.

Şu anda, Sosyal Demokrat örgütlerin çoğu (emperyalizme koşulsuz desteğinin bedelini ödüyorlar) derin bir çöküş içindeler. Stalinizm, SSCB’nin çöküşünden sonra derin bir krize girdi ve örgütlerinin bir kısmı doğrudan burjuva partilerine dönüşürken, diğer kısmı (tüm bu yıllar boyunca savaştığımız) Venezuela’daki derin kriz ve Küba’daki kapitalist restorasyonla Castro-Chavist eğilime dönüştü. 

Emperyalist kapitalizmin her seferinde daha gerici dinamiklerinin (2007’de açılan krizle aşırı derecede yoğunlaştı) gerçeği, sömürü düzeylerini azaltmak için herhangi bir taviz veya küçük de olsa reforma yer bırakmıyor. Bunun gibi, iktidara gelir gelmez veya birkaç yıl sonra, bu eğilimler, kapitalizmin ve emperyalizmin ajanlarının gerçek yüzlerini ortaya çıkaracak sert uyum planları uygulamaya zorlanacaklar.

Venezuela’daki Chavism ve Brezilya’daki PT’nin birkaç yıllık bir stoğu vardı ve bu artık tükenmiş durumda. Ancak Yunanistan’daki Alexis Tspiras ve Syriza’nın böyle bir vakti yoktu ve başından beri işçilere ve kitlelere şiddetle saldırmak zorunda kaldı. Bunlar devrimcilerin, işçilerin ve kitlelerin yanında net bir saf alma ile bu tür burjuva hükümetlere soldan muhalefet etme zorunluluğunu artıran nedenlerdir.

Devrimci ve Troçkist hareketten gelen neo-reformist eğilimlerekarşı mevcut mücadelenin önemli bir yönü de, açıktan ya da örtülü olarak Troçki’nin temel savaşını terk eden ve bu hükümetleri “kitle bilincinin mevcut güç ilişkilerini yansıtıyorlar” gibi argümanlarla destekleyen bu eğilimlerle zorlu tartışmalar yapmaktır.

Bu argümanlar, örneğin Yunanistan ve Brezilya’nın gösterdiği gibi gerçeğe aykırı olan sahte argümanlardır. Ancak gerçekten bir temeli olsa bile, reformizme, sınıf işbirliğine ve bu tür hükümetlere karşı mücadele etme zorunluluğu, Troçkizm için bir ilke meselesidir. Başka bir deyişle, bu mücadele ikinci dereceden değerlendirmelere tabi tutulamaz. Bu ilkeleri terk edenler aynı zamanda Troçki’nin derslerinden de vazgeçiyorlar (yine de teslimiyetlerini gizlemek için hala büyük devrimciyi takip ettiklerini iddia ediyorlar).

Bunlar, LIT-CI’nin şu anda karşı karşıya olduğu mücadelenin ve Troçki’nin derslerini ileriye götürmenin somut yolu. Mirasını gururla savunuyoruz ve bir kez daha onun savaşını ısrarla haykırıyoruz: Dünyanın işçileri: Dördüncü Enternasyonal bayrağı altında birleşelim, çünkü bu bir sonraki zaferimizin bayrağıdır!

Yazının orijinali için tıklayın

Göz atın

BÜTÜN BUNLAR KİMİN İÇİN?

“Berat Bey’in İstifası” adlı yazıyı şöyle bitirmiştik: “Sorunun ekonomik boyutu elbette ayrıca bir analizi gerektiriyor. …

“YEREL BİR OLAY” OLARAK TEK ÜLKEDE SOSYALİZM VE “ESKİ REZİLANE İŞLERİN TEKRARI”-1

ANAYASAL BİR GÖREV OLARAK DÜNYA DEVRİMİ! Dünya işçi sınıfının en büyük zaferi Ekim Devrimi’nin üzerinden …